TSV 2023 PROJESİ 81 İL ÇALIŞTAYLARI BURSA TOPLANTISI YAPILDI
There are no translations available.

T.C. Cumhurbaşkanlığı himayelerinde sürdürülen, Cumhuriyetimizin 100. yılına yönelik projeksiyonların yapıldığı TSV2023 Projesi 81 İl Çalıştayları Bursa Toplantısı TASAM ve Bursa Valiliği iş birliği ile 26 Mayıs 2010 Çarşamba günü Bursa’da gerçekleştirildi.
2023 yılında ülkemizin olması gereken yer ve hedeflerle ilgili kamu üst bürokrasisine, STK’lara ve kamuoyuna yönelik uygulanan çok boyutlu, stratejik, özel eğitim ve etkileşim projesi olan TSV 2023’ün Bursa Çalıştay’ı, Bursa Valiliğinin ev sahipliğinde Erciyes Kültür Merkezi Salonu’nda 13.30-18.30 saatleri arasında yapıldı.

Toplantı, Bursa Valisi Şehabettin Harput ile birlikte çok sayıda müdür ve daire amiri, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri, öğretim üyeleri, öğrenciler,  basın mensupları ve Bursa İlinin ileri gelen iş adamlarının katılımıyla gerçekleştirildi.

Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023 projesinin Bursa İli Çalıştayı’nda açılış konuşmasını TASAM Başkanı Süleyman Şensoy ve Bursa Valisi Şehabettin Harput yaptı.

TASAM Başkanı Süleyman Şensoy toplantının açılışında yaptığı konuşmasında TASAM’ın dört kıtada ve yedi yıl içerisinde çok bilinçli bir kurguyla çalışmalarını kurumsallaştırdığını, bunun içerisinde Asya, Afrika, Latin Amerika ve Karayipler, Avrupa çalışmaları ve Türkiye için çok önemli olan üç güvenlik kuşağı; Balkanlar, Kafkas - Karadeniz ve Ortadoğu çalışmaları olduğunu söyledi. Kimlik temelinde ise Türk Dünyası ve İslam Dünyası’na yönelik çalışmalar yaptıklarını dile getiren Şensoy bütün bunların kazanımlarından yola çıkılarak Türkiye içerisindeki, Türkiye’nin temel ihtiyaçlarına yönelik çalışmalar olmak üzere bir anlayış bütünlüğü oluşturduklarını belirtti.

Başkan Şensoy sözlerini şöyle sürdürdü “Hem bu projede hem de TASAM’ın yürüttüğü diğer çalışmalarda temel eksen; bizim cumhuriyet tarihi boyunca yaptığımız gibi, yani çok finansmanın çok sorunu çözeceği düşüncesiyle büyük hatalar yaptığımız %80 finansman %20 insan kaynağıyla kalkındığımız dengeyi acaba tam tersine çevirebilirmiyiz endişesi içerisinde olmak oldu.

DEVLET VE MİLLET OLMANIN ANA PARAMETRELERİ

Bu proje altı ana parametreden oluşuyor. Uluslararası İlişkiler, Uluslararası Güvenlik, İç Siyaset, Ekonomi, Bilim Teknoloji ve Eğitim ile Kültür. Bu konular devlet ve millet olmanın temel parametreleri. Bu başlıklarla ilgili çalışmalar neticelendikten sonra bizler TASAM olarak lokal, sektörel ve bölgesel konulara gireceğiz. Yerel yönetimlerimizi, il valiliklerimizi, bakanlıklarımızı kendi 2023 çalışmalarını yapmaları konusunda da bir sivil toplum kuruluşu sınırları içerisinde teşvik ediyoruz. Çok sayıda ilimizde bu çalışmalar başladı. Türkiye İhracatçılar Meclisi 2023 yılında 23 sektörde 500 milyar dolar ihracat hedefini nasıl yakalarızın yol haritasını çizmek için bu işi profesyonel bir firmaya havale etti. Bu süreçlerin kurumsallaşmasını bütün illerimize ve kurumlarımıza yayılmasını temenni ediyor, destekliyor ve teşvik ediyoruz. İnsan kaynağı hep atladığımız temel bir konu. Osmanlı devleti kendi yaşadığı dönem içerisinde kendinden daha öne geçmiş olan Avrupa’daki gelişmeleri takip etmiş, çağın yeniliklerini üst yapı kurumlarını zamanında ve birebir ithal etmiştir. Ancak yetişmiş insan kaynağı bulunmadığından bu kurumları işletememiştir.  Son çare olarak da elindeki gelişmiş insan kaynağı olan orduyu modernize ederek toplumu dönüştüreceğini düşünmüş ama bu proje uzun bir yüzyıl boyunca tutmamıştır. 1. Dünya Savaşı sonrasında büyük bir imparatorluktan bir ulus devlete geçişimizde büyük acılar, ızdıraplar yaşadık. 2. Dünya Savaşı dönemine ise üst üste gelen devasa acılarla girdik ve mevcut olan insan kaynağı eksiğini tamamlyamadık.



İNSAN KAYNAĞINI TEMEL ALAN BİR ANLAYIŞ
Bu güne kadar insan kaynağını temel alan bir anlayışı henüz kurumsallaştıramadık. Bu anlamda özeleştiriye ihtiyacımız var. Almanya ve Japonya 2. Dünya savaşında taş üstünde taş kalmamasına rağmen, insan kaynağı noktasındaki kurumsal jenerasyon aktarımını ve aktarım bağını koparmadığı için çok kısa bir sürede toparlanarak yeniden dünya sahnesine çıktılar. Bizim geldiğimiz noktada hem Cumhuriyet tarihi boyunca edindiğimiz kazanımları korumak hem de bunun üzerine daha güçlü kazanımlar ilave etmek için insan kaynağına çok daha fazla önem vermemiz gerekiyor. Türkiye 11 eylül 2001’den sonra ortaya çıkan çok kutuplu güç sistematiği içerisinde ve dünya tarihinde görülmemiş olağanüstü rekabet içerisinde hem bölgesel güç, hem de belli konularda küresel aktör olmayı hedefliyor. Bu moral artırıcı bir söz olarak hoşumuza gidiyor. Tabi bunun içerisini doldurmak oldukça güç oldukça zor. Bu proje bu sürecin içinin doldurulmasına bir katkıda bulunmaya çalışıyor.

DEVLET AKLIYLA HAREKET EDEN BİR ANLAYIŞ İÇİNDE OLMALIYIZ

Çok büyük konuşmalar beraberinde bize çok büyük belaları da getirebiliyor. O yüzden çok sakin, sağ duyulu, tedbirli ve devlet aklıyla hareket eden bir anlayış içerisinde olmamız gerekiyor. Çünkü öfke ve heyecanımızı kontrol edemezsek düşmana ihtiyacımız kalmıyor. Hatta çoğu zaman düşmanlarımız bizi birbirimizden ayırmak için gelip üzerine bedel alıyorlar. Bunu yakın tarihimizde çok sıklıkla gördük. Bizim devlet ve millet aklını birlikte kullanabilme sağ duyusuna sahip, neyi, nerede ve nasıl kullanacağını bilen, hem maddi hem manevi anlamda donanımlı bir insan kaynağına ihtiyacımız var. Bizim Cumhuriyet tarihi boyunca toplam birikimimiz, tasarrufumuz gayri safi milli hasılanın %70’idir. Bu da yaklaşık 450-500 milyar dolar civarında bir rakamdır. Aşağı yukarı bankalardaki mevduatımız da bu kadardır. Almanya’nın sermaye tasarruf birikimi gayri safi milli hasılasının %370’idir. Bu da ortalama 13 trilyon dolar kadardır. Yani bizim sermaye birikimimiz Almanya’nın yüzde üç buçuğu kadardır. Yanlış anlaşılmasın. Bu bizim küçük bir devlet olduğumuz anlamına gelmiyor. Almanya’nın sahip olmadığı bir sürü şeye de biz sahibiz. Ayaklarımızı yere sağlam basarak çok maceracı arayışlara girmeden sağlıklı bir büyüme her yerde olup hiç bir yerde olmayan bir perspektif geliştirmeyi ve sıradan olaylarda bile karşılaştığımız rekabetin uluslararası arenada çok çok daha acımasız olduğunu bilmemiz ve ortak hedefleri birlikte sahiplenmemiz gerektiğini söylüyorum. Bu projeninde en temel hedeflerinden birisi de budur.”

Bursa Valisi  Şehabettin Harput ise TSV2023 Projesi 81 İl Çalıştayları Bursa Toplantısı’nın açılışında yaptığı konuşmasına TASAM’ın alanında başarılı çalışmalara imza atmış bir düşünce kuruluşu olduğunu belirterek başladı.

Vali Harput stratejinin çok önemli bir kavram olduğunu ve bu konuda kendisinin bir tespiti olduğunu dile getirdikten sonra sözlerini şöyle sürdürdü “Güçlünün haklı sayıldığı bir dünyada yaşıyoruz. Kuralı güçlü koyuyor herkes ona uyuyor. Öyleyse Türkiye olarak hem kendi bünyemizde hem de coğrafyamızda etkili olabilmek, ayakta kalabilmek, varlığını sürdürebilmek ve koyduğumuz hedeflere ulaşabilmek adına güçlü olma mecburiyetimiz elbette kaçınılmazdır. Ülkelerin milli menfaatleri vardır. Bu milli menfaatlerini esas alarak milli hedefler koyarlar. Hedeflere ulaşmak için stratejiler belirlerler. Belli zaman dilimlerini esas alarak ona göre bir takvim üzerinde yürürler. Aklın da bilimin de gereği budur. Türkiye son yıllarda çok önemli mesafeler kateden bir ülke olarak Avrupa’da yedinci, Dünya’da onyedinci büyüklükteki bir ekonomiye sahip ülke olarak 2023’te dünyanın ilk on ülkesi arasına girmeyi hedefleyen bir ülke olarak, o hedeflere ulaşma noktasında ülkenin, Ankara’nın, hükümetimizin ve devletimizin koyduğu temel politikalar istikametinde, illerin de bu hedeflere ayak uydurarak bir politika izlemeleri, bir program izlemeleri şüphesiz önemlidir. Ama bu stratejilerin belirlenmesinde, yol haritalarının doğru tespitinde ve vizyonun gerçekçi olmasında hiç şüphesiz iyi niyetli olmak yetmez. İnsanların, kurumların ve şirketlerin kafasında devletlerin kendilerine göre hedefleri vardır. Ama yanlış tespitler, yanlış vizyonlar, stratejiler ve uygulamalar onları o hedeflere ulaştıramadığı gibi bazen geriye bile götürebilir Bunun örnekleri mevcut. Bu bakımdan TASAM’ın Türkiye Stratejik Vizyonu 2023 konusunu ben önemsiyorum. Türkiyenin stratejik vizyonunun ve hedeflerinin yerine getirilmesinde Bursa sahip olduğu çok önemli tesisler, potansiyel imkân, kaynak ve diğer özellikleriyle önemli köşe taşlarından bir tanesidir. Hatta Türkiye vizyonuna güç katan ve genel politikaların belirlenmesinde cesaret veren büyük imkân ve kaynaklara sahiptir ilimiz. Onun için Bursa’nın da 2023 Stratejik Vizyonu’na göre, kendi bünyesinde ve kendi çapında tespit edeceği hedeflere derli toplu bir program içerisinde yürümesi şüphesiz çok önemlidir. Bugün bizlerle, bu alanda ciddi birikimleri, uluslararası deneyimleri olan, yıllarca hariciyemizde diplomatlık yapmış ve yine silahlı kuvvetlerde görev almış, üniversitelerde görev yapmış ve yapmakta olan alanının seçkin insanlarının çok değerli bilgilerini bizimle paylaşmak üzere burada bulunduklarını biliyoruz. Biz bundan en üst istifadeyi elde edeceğimize inanıyorum. Bu vesileyle ilimize bu program dolayısıyla gelen değerli TASAM Başkanı Süleyman Şensoy ve heyetini teşekkürlerimle selamlıyor ve çalışmalarında başarılar diliyorum.”

Toplantının TASAM Başkanı Süleyman Şensoy Başkanlığındaki birinci oturumunda Uluslararası İlişkiler, Uluslararası Güvenlik ve Ekonomi konu başlıklarında sunumlar yapıldı. Öğleden sonra TASAM Başkan Yardımcısı (E) Büyükelçi Murat Bilhan Başkanlığında gerçekleşen 2. Oturum’da ise İç Siyaset, Eğitim, Bilim ve Teknoloji ile Kültür konuları anlatıldı.

 

Türkiye’nin Stratejik Vizyonu 2023 Projesi 81 İl Çalıştayları Bursa Toplatısı’nda (sağdan sola) TASAM Yönetim Kurulu Üyesi Dr. Necmi Dayday,  Prof. Dr. Rahmi Karakuş, (E) Büyükelçi Ümit Pamir, TASAM Başkanı Süleyman Şensoy, TASAM Başkan Yardımcısı (E) Büyükelçi Murat Bilhan, Prof. Dr. Veysel Ulusoy ve TASAM Yönetim Kurulu Üyesi İhsan Toy bir arada.